www.boyut.com.tr  15/3/2010   Toplam Okuyucu: 36382254 |  Bugünkü Okuyucu: 9881 | On-Line: 113 |  Son Güncelleme: 12:43
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Mahmud Var  / Regional Manager / Turkei Robinson Club Nobilis
8.2.2010 16:49

Belki kurnazız ama...

Almanca'da " köylü kurnazlığı " diye bir deyim vardır. Bu deyim aşırı pragmatik, şu an için avantaj getiren, genelde prensipten uzak ve günü kurtaran yaklaşımlar için kullanılır.


Olayın arka perdesini fazla irdelemeden, orta vadedeki sonuçlarını hesaplamadan sadece bugün getireceği avantajın peşinde olmak anlamında kullanılır.

Ortalıktaki bir ton işe ve harekete bakınca bizde de "Köylü kurnazlığının" oldukça yaygın olduğunu görmemek elde değil.

Sadece "Benim memurum işini bilir"den, "Dün dündür, bugün de bugün"e, mikrofon açık bırakılınca "İsterse yapmasın"a kadar gelen bir politikacı sendromu olarak kalsa iyi.

Toplumun her kesimini sarıp sarmalamıştır. Köylü kurnazlığının yaygın olduğu toplumlarda yalakalık, işi için gerekirse ceset çiğnemek, başkalarını haklarını kendi avantajı için ihlâl etmek alır yürür. İşin enteresanı bu tip kurnaz kendi yarattığı gerekçelere kendisi en kolay inandığından bunu sonuna kadar savunur.

Köylü kurnazı elektriği yandaki trafodan çalar, gelir kahvede bir de bununla övünür.

Kendini kurnaz zanneden mütteahit, demirden çalar ve gece "Ne biçim kâr yaptım" diye iyi uyur. Ev birisinin kafasına yıkılınca vicdan azabı bile duymaz.

Trafik canavarlarının çoğu kendini acaip kurnaz zannederek birbuçuk kilometrede 88 şerit değiştirir. Sonra tesadüfen o günü kazasız geçirmişse, ben bu yolu yarım saatte geldim diye hava basar.

Naylon faturayı kim icat etmiştir bilinmez ama bizde yaygındır.

Hayali ihracat kavramını ekonomiye sokma başarısı bize aittir.

Nedense bu tip konularda uzmanızdır. Yabancı bir ülkeye bile yerleşsek, aklımızdan ilk geçen acaba burada ne tür bir dolap çevirerek avantaj sağlayabilirim olabilir.

İstanbul'un Kültür Başkenti olmasını bir acaip kutlarız ama böyle muhteşem bir şehrin neden bilmem kaç berbat şehirden yıllar sonra Kültür Başkenti olabildiğini sormayız.

"Bugün rezil futbol oynadım, ne yapsam da yarın iyi oynasam" demez köylü kurnazı. Çıkar mikrofona hakemi, basını suçlar. Çünkü amacı iyi futbol oynatmak değil, kendi yerini garantiye almaktır.

"Yersen" tabiri oldukça yerleşiktir.

Zaten medeniyet ile az gelişmişlik arasındaki en büyük farklardan biri de, kurnazlık ile akıllılık arasındaki fark.

Kurnaz günü ve durumu kurtarmakta usta iken, akıllı uzun vadede doğru olanı tercih etmekte.

Kurnazın prensipleri hergün ve duruma göre değişebilirken, akıllının prensipleri yerleşmiş ve değişmez oluyor.

Kurnaz bir tartışmada nasıl baskın çıkacağının hesaplarını yapar ve karşısındakini nasıl ezeceğinin planlarını kurarken, akıllı bu tartışmadan en doğru olanın nasıl çıkabileceğini düşünebiliyor.

Kurnaz, Meg Ryan'ı getirmeyi başarıyor ama rezil olup kaçırmamayı beceremiyor.

Peşkeş çekilen araziler, doğal alanlar konusunda kurnaz yerel yönetimle, kurnaz müteahhit işbirliği yapabiliyor. Çünkü şehirleşme böyle olmaz diyecek akıllı az. Dese bile gücü yok.

Kurnazlar, İstanbul'un nüfus gücü ile böbürlenirken, akıllılar bir yerlerde kişi başına düşen yeşil alanlara göre yaşam kalitesi belirliyor ve bunu artırmanın yollarını arıyor.

Mesele zaten kurnaz olmak yada olmamakta değil. Kurnazın anlattığı masala inananların toplumun yüzde kaçını oluşturduğunda.

Kurnazın amacını sezemeyenlerin çoğunluğa sahip ülkeler, hangi yönetim biçiminde olursa olsun hep kullanılmaya mahkum oluyorlar.

Yoksa onyıllardır "dış odaklar" muhabbetini dinlemezdik. Akıllı olsaydık biz "dış odak" olurduk ve onun bunun ülkesini karıştırırdık.

Kurnaz değil , akıllı olsaydık bugün Antalya tüm dünyanın aktığı vazgeçilmez bir yer olurdu.

Biz de ne esnafın isyanını, ne her şey dahil tartışmalarını, ne raylı sistemi kim kurdu, bozdu saçmalığını dinlemek zorunda kalmazdık.

Akıllı olsaydık Antalya'nın şehirleşmesini önden arkaya yükselerek kurar, maksimum deniz görüşünü sağlar, aralara yeterli yeşil alanlar ve merkezler yerleştirerek değerini katlardık.

Kurnazız ve her markanın sahtesini yapıp para kazanıyoruz. Akıllı olsaydık kendi markalarımızı yaratırdık. Bakardık başkaları bizi taklit etsin.

Akıllı olsaydık milleti köküne kadar kazıklayıp halı sektörünü öldüreceğimize, dünyanın en iyi halılarını üretirdik.

Nerden mi çıktı şimdi bu kurnazlık muhabbeti?

Okudunuz mu? Adam kampanyada öğretmene indirim kampanyasını 70 YTL'ye satıyor.

Aynı dönemde yabancı tur operatörü anlaşması 69 TL

Kurnaz ya......



Okuyucu Yorumları
 aliveli konya10.3.2010 - 23:40
 otellerdeki orta kademe yöneticileri,bu tip adamları sever ve ise alır,ama,sizde ise adam aldıgınız ve sectiginiz dönemlerde bu tip adamları almısınızdır,pratik,asırı pragmatik ve günü kurtaran personel bu tip adamlar cabuk sivrilir,sivrilmeside gerekir,diger sıkkı sececek kumasta yönetici eksikligi var sektörde,yazınız ilginç.

 Hikmet Cangümüş13.2.2010 - 19:32
 Ne yazıkki, yazdıklarınızın hepsi doğru. Çok küçük bir örnek de izninizle ben ekleyeyim; Acıbadem tatlısı uyanıklar tarafından önceleri fındıkla, şimdilerde ise fıstıkla yapılmaya başladı. Sonuç ise, acıbadem yapan da yiyen de pek kalmadı. Kötü mal iyi malı kovdu. Kötü tüccar da iyi tüccarı kaçırıyor...

 yavuz abdiş12.2.2010 - 01:13
 Sayın Var,toplumun maalesef çoğunluğunun sahip olduğu,iş bilenin değil iş bitirenin başarılı sayılmasına sebeb olan hasta bir zihniyeti kolayca anlaşılabilir bir dille ifade etmişsiniz.Kurnaz olanı akıllı kabul edemiyeceğimize göre,aptal olarak adlandırmamız gerekir.En zenginimizin,en güçlümüzün dahi zaman zaman maruz kaldığı çaresizlik akıllımı yoksa aptalmı olduğumuzun bir göstergesi.Bu yanlış tutumun bilincinde olan,başka yöneticilerde,kendi tecrübelerinin ışığı altında bu konuyu sıksık gündeme getirmeli.Ancak bu şekilde bu hasta zihniyet,hakim zihniyet olmaktan çıkar.

 Hikmet9.2.2010 - 17:15
 Sayın Var, Tüm yazdıklarınıza katılıyorum ve ellerinize saglık diyorum ama aşağıdaki cümleniz hiç yakışık almamış. Yoksa onyıllardır "dış odaklar" muhabbetini dinlemezdik. Akıllı olsaydık biz "dış odak" olurduk ve onun bunun ülkesini karıştırırdık. Biz asil bir milletiz ülkeleri sömürmek, milletleri sömürmek, onun bunun ülkesini karıştırmak bizim gibi bir millete yakışmaz.Sizinde böyle düşündüğünüze inanarak saygılarımı sunarım.

 IBRAHIM CELIK9.2.2010 - 08:12
 Sayın Mahmut Var, Keşke toplumda kurnazlık yapanlar prim yapamasa, seçilemese, tepki ile karşılansa diyeceğim ama, olmayacağını bildiğim için demiyorum. Sadece seviniyorum azınlık bile olsa bu konuda bilinçlenen insan sayısı gün geçtikçe artıyor.

 ergün penbe8.2.2010 - 20:35
 köylü kurnazlığı deyimi türkçede de vardır mahmud bey, saygilarimla,